Cat Stevens’a Yusuf Islam demem pek. Hatta kızgınımdır da bir nebze. Tamam müslüman oldun, ama neden isim değiştirdin, imaj değiştirdin. Ne gerek vardı? Neyin propagandası idi?

Artık kızamıyorum. Aslında durumunu açıkça belli etmiş. Ama anlayan sayılı insan olmuş. Ona bir zaman kızgın olduğum için kendime kızgınım. Kendi cahilliğim söz anlamadı. Lady D’arbanville şarkısının hikayesinde çok açıkça belirtmiş. Wild World’de çok açıkça belirtmiş. Ama herkes duymuş, kimse dinlememiş.

Bu adam dibine kadar aşıkmış bu kadına. D’arbanville terk etmiş onu başkası için. Söylentilerin bir kısmı gitti Mick Jagger’la takıldı diyor, bir kısmı Don Johnson ile. Neticede terk edildi Cat Stevens..


Ancak Yin’in büyük olduğu kadar Yang büyüktür. Bu harmoni buradan gelmekte.

Sevdiğin bir çiçeği kaybedersen, o çiçeği sevdiğin kadar üzülürsün; ertesi gününe yeni çiçek alırsın.

Eğer 15 yıllık evcil hayvanını kaybedersen, o hayvanına değer verdiğin kadar üzülürsün; yemeden içmeden kesilirsin bir kaç gün belki. Yerine asla yenisi gelemez. O özeldir. Hep öyle kalacaktır. Onun hatıraları ayrıdır. Ancak başka bir evcil hayvan alabilirsin, onun yerini dolduramayan ama onsuzluğu dolduran.

Peki ya en büyük aşkını kaybedersen?

Büyük bir parçan eksilir içinde. Nasıl devam edeceğini bilemezsin. Herkes bir defa büyük aşık oldum der o büyük aşkı bildiğini söyler, ama sadece büyük aşkı yaşayan insan “ben çok aşıktım” demez. Onu betimleyebilir ancak. Cümleler yetmez çünkü. Sonrasındaki eksikliğini de dolduramayacağını bilir. Ama doldurmak için çabalar. İntihar düşünür belki. Bir arayış içindedir. Bir çıkış arar, ona yönelmek ister. Kimisi meditasyona yönelir; kimisi islam’a.

Cat Stevens iken Yusuf İslam olamaz herkes. İstediği her kadını elde edebilmek varken, görücü usulü biriyle evlenmeyi razı gelemez. Ancak bir şeyden kaçıyorsa bunu yapabilir.

Sevdiğin kadının seni terk etmesi ardından, milyonların söylediği şarkılar ile o kadına güzellikler dileyemez herkes. İçine melankoli katmadan başaramaz bunu. Ne zaman başarır biliyor musun? Sevgisi aşkı öyle büyüktür ki (Yang’ı öyle büyüktür ki), buna karşılık gelen ayrılık acısı, kederi, nefreti de çok büyüktür (Yin’i), bu Yin’in içindeki o küçük beyaz parlak nokta da çok parlak olacaktır. Siyah ne kadar koyu olursa olsun, o beyaz nefreti bastıracak, ancak ve ancak güzel şeyler diletecektir o kadına.

…..
Şarkının orijinalliğini bozarak, sözün anlattığı duyguya uygun hale getirdim.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir